31 Ekim 2010 Pazar

Yeni bir hikayem var .....

Herkesin bir hikayesi vardır.Bazı insanlar aynı hayat içinde birkaç hikayeyi yaşar.Bazen bir hikaye biter ve yenisi başlar.Benim yeni hikayem 9 mart 2010 da yeniden başladı.Bir telefonla yeni bir iş,yeni bir şehir,yeni bir hayata adım attım.Bir günde eşyalarımı topladım,İzmir-İstanbul biletimi aldım yola çıktım bavullarımı açamadan 11 martta işe başladım.Bu kadar büyük değişikliği ağlamadan kabul etmek kolay olmadı.Neden ağladığımı bilemeden,yeni işime sevinemeden,ya da birçok şey için ağladım.Zaman geçtikçe anladım orada bıraktığım arkadaşlarıma ve aileme ağladığımı,ertelediğim başlangıçlara ağladığımı,bildiğim ve ben gidince de devam edecek hayattan sıyrılıp benden önce de devam eden bir başka hayatın içinde yer etme çabama ağladığımı...
Hayatımın her döneminde hep yaşamak istediğim şehirdeydim nihayet.Teyzemdeki birkaç aylık misafirlikten sonra kendi evime geçtim.Evimi sevdim.Kendi evim kavramını daha çok sevdim.Buradaki arkadaşlarımla isetdiğim zaman görüşebilme ihtimalimi sevdim.Tahmin ettiğim kadar sancılı olmadı alışma sürecim.İşime de evime ve yeni hayatıma da kolay adapte oldum.Ama zaman zaman ne kadar yabancıyım buraya dediğimde oldu.
İnsanın yaşadığı yerdeki sokakları,apartmanları,dükkanları ve tanımasada içlerinde yaşayan insanları bilir olması diye bir şey varmış meğer.İçinden çıkıp arkama dönüp bakınca anladım bunu.Sokaklarda gezerken tanıdık birini görme ihtimalinin hiç olmamasının insana nasıl koyduğunu anladım.Kalabalık caddelerde gezerken bir an durup etrafıma bakıp "Şu koca şehirde hiçkimseyi tanımıyorum" diye kaç kere bağırmak istedim...Ama hep yaşamak istediğim şehirdeydim,kendi evimdeydim,cesur buldum kendimi çabuk atlattım.
Şimdi bu şehirle kaynaşmak için çabalıyorum.Sokaklarını tanımaya çalışıyorum,gördüğüm yüzleri hafızama kaydediyorum.Kendime yeni bir hayat yazmaya başladım hikayem aksın istiyorum.