14 Aralık 2012 Cuma

YOL DURUMLARI -1-

Hem işe gidiş gelişlerimdeki yolculuklarım, hem İzmir yolculuklarımda o kadar değişik olaylar ve insanlarla karşılaştım ki ; şimdiye kadar niye yazmadım diye kendime kızıyorum.Hepsi sonradan hatırlanması gereken enteresan durumlardı.Düşündükçe aklıma geliyor ama eminim bir o kadar da unuttuğum vardır.O yüzden artık yolculuklarla ilgili notlar tutmaya karar verdim. Bir kere eve gidiş gelişlerde gördüklerimi eminim başka yerde bulamam.TEM'den gidip geldiğimiz için bir sürü tırın geçiş yoluna tesadüfen girmiş gibiyiz biz normal araçlar.Zaten yol üstünde bir de tır parkı var ki benim buranın içini de görmüşlüğüm var.Bir akşam trafikle beraber ben de sıkışınca yapacak tek şey tır parkının oradaki dinlenme yerinin tuvaletini kullanmaktı.Hiç başımı bile kaldırmadan bir koşu girdim ve çıktım.Bekleyen arkadaşa da 3 dakikaya gelmezsem peşimden koşarak gel sakın bekleme dedim.İnsan bir çekiniyor.Sadece tırcılar değil bir de o hat üzerinde çalışan travestiler var.Mazallah insan kim vurduya gidiverir. Bu hattın çalışan travestileri belli artık biz bile tanıyoruz.Biri sarışın zayıf öbürü simsiyah saçlı biraz irice...Yaz kış kar soğuk demeden her daim görev yerindeler.Bazen pek neşeli oluyorlar.Alıyorlar şoförleri etraflarına, kısacık elbiseler üzerlerinde ,yol kenarında bir oynamak , bir göbek atmak alkış kıyamet oluyor.İşte böyle zamanlarda trafiğin yavaş ilerlemesi pek iyi oluyor.Bol bol seyrediyoruz :)Bazen arabalara el kol hareketleri yapıyorlar.Geçen akşam hayatımda ilk defa türbanlı travesti gördüm.Fantazi olsa gerek.Yanındaki adamla elleşe oynaşa karanlıklara doğru gittiler. Bazı sabahlar garibim yabancı ya da Türk tır şoförlerini görüyoruz.Erkenden uyanmış üst baş giyecek amca.Tırın arkasına geçecek ki kimse görmeden giyinsin ama o pantolonu elinde arka tarafa geçene kadar beyaz donu efil efil uçuşurken görenleri hesaba katamamış:) Bir de akşam köprü trafiğinin bağrından yeni kopmuş bunalmış ve haliyle daha fazla çişini tutamamış insanlar topluluğu olabiliyor, yol kenarları köprü altlarında.Geçen akşam karşılaştık böyle bir manzarayla.Bir sürü insan yüzlerini duvara dönmüşler yola arkaları dönük duruyorlar.Havada karanlık olduğu için ben önce ne yaptıklarını anlamadım.Yaklaştıkça fark ettim ki bir işeme durumu söz konusu.Bütün minibüs inmişler yazık.Ancak o kadar dayanabilmişler.Sonra toparlanıp bindiler minibüslerine ve yola devam ettiler. En gıcık olanı ise bir devlet çok büyüğünün trafiğin en yoğun olduğu saatlerde şehrimize iniş yapması.Özellikle her sefer akşam 6-7 arası mı gelinir kardeşim?!?Sanki bilmem kaç sefer sayılı uçakla geliyormuş gibi niye o saat?? Özel uçağın var gel geç bir saatte ne bizi bunalt ne kendini diyeceğim ama onun bunaldığını sanmıyorum.Bir polis yoğunluğu , her yol kenarı köprü başında kümelenmişler.Siren sesleri voonk voonk ötmeler derken cart motorlu polisler önünü bir kesiyorlar yol ortasında duruveriyorsun.Hatta seni kenara itiyorlar arabalar birbirinin üzerine çıkacak gibi dipdibe yanaşıyor. 75 araba arka arkaya ışıklı kornalı son hız geçiyorlar.Eğer bu geçişte hemen öndeysen süper,o zaman senin de otomatik olarak önün açılmış oluyor hemen gidiyorsun ama arkalardaysan en az 1 saat atıyor eve gitmen ki biz buna cinnet anı diyoruz. Anlatınca aman pek de güzelmiş gibi görünse de her akşam en az 1 saati yolda geçirmek hele ki akmayan trafikte geçirmek gerçekten deli işi....

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Senin güzergah pek neşeli ,bir günde kamyoncu lokantalarında yemek yeyin, valla öyle leziz yemek yemedim dersin. Çoban kavurma ye mesela:)

Pippa'yı o güzergahta kurban etmişlerdi. Kadıncağız, Türkiyede hem de gelinlikle düşünsene...

Öptüm çokk
lale